akılsız başın cezasını ayaklar çeker

06-04-2006
 
Yazar
Süheyl Yılmaz
Fizyoterapist
Fotoğraflar
Kayıt Yok
Videolar
Kayıt Yok
Dosyalar
Kayıt Yok

AKILSIZ BAŞIN CEZASINI AYAKLAR ÇEKER!

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker derler!. Acaba bu ne kadar doğru? Bu şehir efsanesine inanacak mıyız? Yoksa gülüp geçecek miyiz? Aşağıdaki yazılanları okuduğunuzda bu kararı sizin vereceğinizi sanıyorum.
Ayaklarımız, yürümede çok önemli görevler üstlenir. Ayrıca vücudun ağırlık ekseni başparmak üzerinden geçer. Maalesef yaşamımızda çok önemli bir organ olan ayaklarında ağrısı olmayan ise yok gibidir. Peki siz ayağınıza baktığınızda acaba neler görüyorsunuz?
İsterseniz ayaklarınızı siz muayene edin. Nasıl mı?
Önce ayak cildinizi dikkatle inceleyin! Ayak derisi nemli mi yoksa kuru mu? Deride çatlak, morartı gibi renk değişiklikleri var mı? Ayağın şekli normalden farklı görünümde mi?

Sonra ayak parmaklarına dikkatle bakın! Parmaklarda nasır, tırnak batması, su toplaması veya ayakkabı vurukları görülüyor mu? Ayakları hatta bacakları içine alan şişlikler yani elle üzerine basmakla içeri çöken ödem var mı? Ayak eklemlerinde şişlik kızarıklık hareket kısıtlılığı ve şiddetli ağrılar oluyor mu? Şimdi sıra parmak aralarında! Kaşıntı, su toplaması, kabuklanma gibi normal dışı bir değişiklik görünüyor mu? Aklınız fikriniz ağrıyan ayaklarınızda mı? Yürümek sizn için bir zevk değil de bir ızdırap mı oluyor?
İşte bu muayenenizde, ayağınızda normalden farklı sorunlarınız var ve ayak ağrılarınız yaşam konforunuzu giderek bozuyorsa sizin bu konuda uzman bir hekime gitme zamanınız geldi demektir. Hekime gittiniz ve o ne yapacak diye merak ediyorsanız şu sırayı izlediğini göreceksiniz.
Ayak sorunlarıyla başvuran hastanın bütün yakınması dikkatle dinler. Ağrıların ne zaman başladığı ne ile arttığı ne ile azaldığı daha önce bu konuda yapılan iyileştirme çabalarınızı sorgular. Hastalıkla ilgisi olabilecek diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçları sorar.



Hekim daha sonra ayakların muayenesine geçer. İlk adım ayak ve ayak bileğinin dışarıdan görünümüdür. Ayaklarda çeşitli nedenlerle şişlikler olabilir. Oldukça sık görülen bu durumda şişliğin nedenini ortaya koymak için önce gözle başlayan sonra diğer muayene yöntemleriyle
tamamlanan bir dizi araştırma yapmak gerekir.

Hastanın yürüme tarzı dikkatle gözlenir. Yürüme ayak hastalıklarının aynasıdır. Hatta birçok hastalık elektronik çalışan bilgisayarlı bir sistem olan “yürüme analiziyle “ rahatlıkla anlaşılabilir. Yere basma veya adım atma şekli birçok hastalığın yansıması olarak değerlendirilmelidir. Bir başka değerlendirme; yürümede, yere basmada ayaklarımızla bütünleşen ayakkabının muayenesidir. Aynı şekilde ayakkabılar ayak sorunlarını bize yansıtan bir aynadır. Bu amaçla ayakkabının daha fazla aşınan bölgeleri ve gösterdiği şekil bozuklukları değerlendirilmelidir.
Muayenenin ikinci aşaması ayakta bazı özel noktalara elle dokunulmasıdır. Ayak tabanındaki kavisler, parmaklar, kemikler, eklemler, adale dokusu bu amaçla incelenmelidir.
Muayenedeki diğer aşama ayak bileği eklemlerin hareket kabiliyetini bir açıölçerle ölçmektir. Ayak bileğinin 4 farklı hareketi böylece değerlendirilmelidir. Bazı hastalıklarda bu hareketlerin bir yöne doğru veya tüm yönlerde sınırlanması söz konusu olup bu kısıtlılık hastalığa özgün ipuçları verebilmektedir.

Bir başka muayene nörolojik muayenedir. Ayakta bulunan topuk üstündeki tendona özel muayene çekiciyle vurarak (Aşil refleksi) refleksler değerlendirilir.
Ayakta duygu kusurları, tabandaki cildin çizilmesiyle yapılan diğer muayeneler gibi bir dizi inceleme yapılır. Ayak ve ayak bileğinde bulunan adalelerin gücü el yardımıyla ölçülür ve sonuçlar daha ilerdeki sonuçlarla karşılaştırmak için hastanın dosyasına kaydedilir. Muayeneler tamamlanınca tanıya varmada bazı yardımcı yöntemlere gereksinim duyulabilir.
Bu amaçla, ayak röntgeni çekilir. Gerekirse tomografi, emar gibi daha detaylı tetkikler istenebilir. Daha sonra ayaktaki hastalığa ait belirtileri yansıtabilen laboratuar analizleri yapılabilir.

Gördüğünüz gibi tanıya varmak o kadar kolay değil. Üstelik ayak ağrısına yol açan çok neden var. Dilerseniz bunları alt alta bir sıralayalım.
Ayak ağrısına açan çok sayıda neden vardır. Bunların bir kısmı ayağın kendi sorunu iken bazıları da farklı bir yerden ayağa doğru yansımadır. Örneğin bir kalp yetmezliği veya böbrek yetmezliğinde ayakta şişlik olabilir. Bir şeker hastasının ayak sorunları çok ciddidir. Özellikle ayak veya ayak bileğini tutan bazı romatizmal hastalıklar çok tipiktir. Ayak sorunlarını şöyle sınıflandırabiliriz.

1- ROMATİZMAL NEDENLER :
2- KİREÇLENMELER
“ Osteoartrit “
3- AYAK TRAVMALARI
(burkulma-yırtılma- kırık ve çıkık )
4- ENFEKSİYON
(akut veya kronik )
5- DOĞUMSAL AYAK SORUNLARI
6- YANSIYAN AĞRILAR
“ Bel, diz veya kalçadan yansıyan ağrılar)
7- AYAĞA ÖZGÜN SORUNLAR

a) Ayak bilek kanalı sendromu)
b) Topuk dikeni
c) Taban çökmesi
d) Metatarsalji
e) Nasırlar,cilt ve tırnak batması ve enfeksiyonları
f) Halluks valgus
g) Sorunlu çocuk ayakları
h) Mesleki ayak ağrıları
i) Ayakkabı sorunları
j) Ayaklarda egzersize bağlı sorunlar
k) Huzursuz bacak sendromu
l) Südeck atrofisi
8- DİĞER HASTALIKLARLA BERABER
1. Diyabetik ayak
2. Damar tıkanıklığına bağlı ayak ağrısı-
3. Raynaud fenomeni
4. Gut hastalığı

Sizinki acaba hangisi ve nasıl tedavi edilmesi gerekir? Bazılarının ortaya çıkmasında başlıkta söylendiği gibi akılsızca davranmamızın rolü var mı?
Yoksa bu ağrılar bir kader mi?

ROMATİZMAL NEDENLİ AYAK AĞRILARINDA

Dikkat ettiyseniz bunların bir kısmında sorun deride veya tırnakta daha hakim. Hatta iç organlar bile bu hastalığa katılabilir. Yani sorun sadece ayak sorunu değildir.

AYAKTA KİREÇLENMELER

Ayak bileği eklemi vücut ağırlığı altında ezilen bir eklemdir. Bu nedenle özellikle ayakta fazlaca duran mesleklerde veya bir travma sonrası doğru düzgün tedavi edilmediği durumlarda ayak bileği ekleminde yıpranmalar ortaya çıkabilir.
Eklemde ağrı, hareket sırasında ses duyulması ve kısıtlılık olması hatta zamanla bazı şekil bozukluklarının ortaya çıkması söz konusudur. Tedavisinde ekleme fizik tedavi lokal bazı enjeksiyonlar ve egzersizler önerilir.

AYAK TRAVMALARI


Ayaklar günlük yaşamda çok sıklıkla travmalarla karşı karşıya kalmaktadır. Normal yaşantısını sürdürenlerde bile bu sorunlar görülebilmektedir. Denge sorunu yaşayan, egzersizden uzak yaşam sürenler, yürüme sırasında dikkat etmeyenler ayak travmalarıyla sıkça karşılaşırlar. Özellikle yaşlılar kolayca kayarak düşer ve en basitinden ayaklarını burkarlar. Kırık, çatlaklarda çok sık görülür. Kemiklerde osteoporozu olan bu yaşlı şahısların bu nedenle kaygan zeminlerde çok dikkatli olması önerilmelidir.

Yine çocuk ve gençlerde düşmelere bağlı ayak sorunları olabilmektedir. Bazı spor dallarında ayak ciddi risk altındadır. Başta kayak sporu, futbol, buz pateni, basketbol ayaklar için tehlikeli spor türleridir.
Ayaktaki bağlarında büyük ölçüde yırtılmaların olması veya ayak bileği içyan çıkıntısının kırılmasında ameliyat düşünülmelidir. Halbuki dış yan kırıklarında alçı tedavisi yeterli olabilir.

Ayak travmalarında akut dönem geçtikten sonra ayağa fizik tedavi uygulamaları yapılmalıdır. Manyetik alan ve özel bir soğuk uygulama olan kriyoterapi bu travmatik ayak sorunlarında çok başarılı sonuçlar veren fizik tedavi yöntemleridir.

ENFEKSİYON
Ayak bileğinde bazen lokal veya vücudun başka bir bölgesinden yayılan bir enfeksiyon söz konusu olabilir. Akut enfeksiyonlar bazen kronikleşir ve yıllarca süren ayak bileği sorunlarına neden olabilirler. Tüberküloz hastalığı bazen ayak bileğine yerleşebilir ve eklemde zamanla kalıcı bozukluklara yol açar.

DOĞUMSAL AYAK SORUNLARI

Yeni doğan bebeklerin ayaklarında çeşitli doğumsal anormallikler olabilir. Ayak tabanının düz veya tersine aşırı kavisli olması, çarpık ayak olarak isimlendirilen içe dönük ayak durumu, fazla veya az sayıda parmak anormallikleri bu çerçevede değerlendirilmelidir. Günümüzde genellikle bu ayak anormalliklerinin ameliyatla tedavisi mümkün olmakla beraber başarının ancak erken tanı ile sağlandığı unutulmamalıdır.

Ayak bilek kanalı sendromu

Ayak bileğinde tıpkı el bileğinde olduğu gibi içinden damar, adale ve sinirlerin geçtiği bir kanal vardır. Burada çeşitli nedenlerle ortaya çıkan sıkışmalarda ayağa yansıyan ağrılar olur. Ayakta uyuşmalar, yürümede zorlanma, adale zayıflaması ve hissedilen yorgunluklarda tanıya varmada en etkin yöntem adale ve sinirlerin elektrosunun ( E M G ) çekilmesidir. Görüntüleme yöntemleri de bazen başvurulan tanı yöntemleri arasında yer alır. Tedavide ilaç ve fizik tedavi yeterli olmazsa operasyon söz konusu olabilir.

Topuk dikeni

Halk arasında “ topuk dikeni “ olarak isimlendirilen hastalık aslında topuk kemiğinin yıpranmasına bağlı bir dejeneratif kemik hastalığıdır Yani bir anlamda kireçlenme. Çok kez kalıtsal özellik göstermekle beraber ayakta fazla duran meslek gruplarında kadın cinsiyette ve aşırı kilolularda daha fazla görülür. Bu hastaların başlıca şikayeti diledikleri gibi yürüyememeleridir. Zira topukları bu sırada tıpkı içinde batan bir iğne varmış gibi zorlanmaktadır.
Hastalık tanısı çok büyümüş kemik çıkıntıların olması halinde elle muayenede bile anlaşılabilir. Daha iyisi standart röntgen grafisi ile tanı netleştirilir.
Tanısı konulan hastaların ayakkabı içine koyacakları özel bir tabanlık genellikle sorunu çözer. Dikensi çıkıntının olduğu yerde oyukluk olan bu tabanlığa rağmen sonuçsuz vakalarda sorunlu bölgeye fizik tedavi ve nadiren lokal enjeksiyonlar yapılır. Buna rağmen yürümede sorunu devam eden hastaların bu dikensi çıkıntıları ortopedik bir girişimle alınması gerekebilir.

Taban çökmesi (düz tabanlık)

Ayakta biri büyük ve uzamına diğeri küçük ve yatay olmak üzere 2 adet kavis vardır. Çocukların hepsi düz taban olarak doğarlar ve bu durum birkaç yıl devam eder. Bu kavisler çocuklarda zamanla gelişir. Çocuk yere bastığında tabanı düz, fakat otururken veya parmak uçlarında durduğunda ayak kavisi normal görülüyorsa buna “ esnek düz tabanlık “ denir.
Ailelerin korkuya kapıldıkları bu durum aslında o kadar önemli bir durum değildir ve çoğu zamanla ciddi önlemler alınmasa bile düzelir.

TIRNAK BATMASI

Çok kısa kesilen tırnaklar bazı kişilerde tırnak batmasına neden olabilir. Bunlarda tırnak yatağı cilt içine doğru gömülerek büyür. Bu durum genellikle sıkı ve dar bir ayakkabıdan kaynaklanabilir. Tırnak batması olanlarda bir süre sonra infeksiyon gelişir. Şiddetli ağrı, şişlik ve dokunmakla artan hassasiyet son derece rahatsız edicidir. Tırnak yatağı kenarında cerahat akıntısı başlar ve zamanla cilt dokusu batan tırnak üzerinde giderek büyümeye başlar.
Tırnak batmalarından korunmak için tırnak kenarlarını yuvarlak değil mutlaka köşeli kesmek gerekir. Tırnağın uzunluğu cilde gömülmeyecek uzunlukta olmalı, tırnak kenarları elle koparılmamalı ve sıkı ayakkabılardan sakınılmalıdır. Elbette, ayaklar her vakit temiz tutulmalıdır.

AYAKTA NASIR SORUNU


Şairin biri nasırımdan çektiğim kadar hiçbir şeyden çekmedim demiş. Gerçekten, nasır ayakta basit fakat zaman zaman ciddi sorunlara yol açan deride ileri derecede kalınlaşmalardır. Sıkı ayakkabılarla tüm gün dolaşanlarda daha fazla görülür. Ayakkabının baskısıyla bazen deride yaralar oluşabilir. Kendi kendinize tedavi etmeniz çok kez mümkün değildir.

Halluks valgus (Ayak başparmağında çıkıntı)

Ayak başparmağında bir şişlik ve çıkıntı olmasına tıp diliyle halluks valgus denilir. Kadınların genelde % 40’ da bu durum vardır. Ayrıca kalıtsal yatkınlık çok belirgin olarak görülebilir. Ayrıca uzun süre sivri burunlu ve topuklu ayakkabı giyenlerde zamanla bu çıkıntılar ortaya çıkabilir.


Ayak başparmağındaki bu çıkıntı ayakkabı içinde sıkışınca önce ciltte kızarıklık ve ağrı olur. Zamanla içerisinde su toplayan bir kesecik gelişir ve bunu serleşmiş bir nasır dokusu takip eder. Eklemdeki sıkışma devam ettikçe kireçlenme başlar ve sorunlar daha da büyür. Bu aşamadan sonra yakınmalar iyice artar ve artık konservatif tedavi yöntemleri yetersiz kalmaya başlar. Halluks valgusu olanlara yapmaları gereken bazı öneriler sıralayabiliriz. Öncelikle ayakları sıkan ayakkabılardan uzak durmaları gerekmektedir.

Huzursuz bacak sendromu “ HBS “


Ayaklarda hareket halinde veya istirahatte ayak uzatılsa bile bir hassasiyet huzursuzluk ve istemsiz hareketler görülür. Bu durum bazen tamamen kaybolur fakat çok kez bir süre sonra tekrar ortaya çıkar. Her cinste ve yaşta bulunmasına rağmen kadınlarda ve orta yaşı devirenlerde daha fazla oranda rastlanır. Hastalarda devamlı olarak yanma, çekilmeler, karıncalanmalar, elektriklenmeler ve uyuşmalar olması nedeniyle bacakları hareket ettirmek ihtiyacındadırlar.
Diyabetik ayak

Uzun yıllardan beri şeker hastalığı olanların ellerinde ve ayaklarında giderek bazı sorunlar belirmeye başlar. Dolaşımın azalmasına bağlı ısı ve renk değişiklikleri hastalığın habercisidir. Şeker hastalığındaki dolaşım bozukluklarının yansıması tırnaklarda ve özellikle ayak derisi üzerinde kendini gösterir. Tırnak ve cilt beslenmesi bozulur, kıllar dökülür. En ufak bir zedelenmede kolayca cilt dokusu bozulur ve çok zor iyileşen yaralar meydana gelir. Uyuşmalar ve geceleri artan ağrı nöbetleri ortaya çıkar. Yürüme sırasında ayak damarları istenildiği kadar kan yetiştiremediği için topallamaların başlaması tipiktir. Hastalığın ilerlemesine paralel yürüme mesafesi giderek sınırlanır. Tanı koymak için ayak damar ve sinirlerinin incelenmesi gerekir. Damarlar için doppler ultrasonografi, sinirler için elektromiyografi (EMG) incelemeleri yapılır.
Kuşkusuz ilk tedavi yüksek kan şeker düzeyini normale indirmektir. Sinir dostu olarak bilinen B kompleks vitaminlerinin hem tedavi edici hem de koruyucu etkisi vardır. Damar açıcılar ve bazı özel ilaçlar tercih edilebilir. Fizik tedavi, özellikle manyetik alan ve TENS akımları önerilir. Bunun yanı sıra OZON tedavisinin belirgin yararları olduğu gösterilmiştir. Bu amaçla hastadan alınan kan içerisine bir aktif oksijen molekülü olan ozon gazı verilir. Böylece tıkanmaya yüz tutan damarlar açılır ve bozulan cildin rengi düzelmeye yürümedeki sınırlanma giderek düzelmeye başlar.
Damar daralmasına bağlı ayak ağrısı

Ayak damarlarında dolaşımın sınırlandığı çeşitli hastalıklarda zamanla ayaklarda tıpkı şeker hastalığında olduğu gibi belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Cildin rengi solar ve soğur. Kıllar dökülür kolayca yaralar oluşur ve yürüme sırasında erken yorulma nedeniyle önce topallama sonra zorunlu olarak durmak hatta çömelmek zorunda kalınır. Hastalık ilerleyince ayak dolaşımı iyice bozulur ve neredeyse canlılık belirtileri sönmeye başlar. Bazı durumlarda tıkanan yerin altındaki seviyeden ayağın kesilmesi söz konusu olabilir. Bu duruma tıkayıcı damar hastalığı (Bourger hastalığı) denilir. Hastalığın bazen tek nedeni sigara olabilir. Bu nedenle derhal sigara terk edilmeli ve diyabetik ayakta uygulanan tedavi seçenekleri gündeme gelmelidir. Ek olarak ayak damar dolaşımını artırmak için damarların çalışmasını sınırlayan sempatik sinir sistemine yönelik bazı cerrahi girişimler gündeme gelebilir.
Gut hastalığı

Kanda ürik asit fazlalığı çağdaş toplumlarda çok kişinin sorunu olma yolundadır. Protein ağırlıklı beslenen ve obes olma sınırına yaklaşan bu kişilerde kandaki bu madde bir süre sonra eklemlere birikmeye başlar. İşte bu dönemde artık gut hastalığı başlamıştır. Bazen eti mayalı içkileri bol bir ziyafetin sonrası aniden gece başlayan şiddetli ayak başparmağı ağrısı ve şişmesi son derece tipiktir. Ağrı o denli şiddetlidir ki hastalar şimdiye kadar çektikleri en kötü ağrının bu olduğunu söylerler.


Ortaçağda bu beslenme şansı sadece zenginlerde ve krallarda olduğu için bu hastalığa “kralların hastalığı “ adı verilmiştir. O zamanda yapılan tasvirlerde sanki gut krizi geçiren bu kişilerin ayak başparmağını bir fare ısırıyor şeklinde resmedildiğini görüyoruz. Hastalık sadece eklemlerde değil kulak kepçesinde bile ürik asit kristalleri birikebilmektedir.
Zamanla özellikle ellerde öyle ciddi deformasyonlar oluşabilir ki kişinin ellerini kullanması imkansız hale gelebilir. Bu metabolik hastalığın başlıca tedavisi kanda yükselen ürik asit düzeyini aşağı indirebilmek için rejim yapmak ve düzenli olarak ilaç kullanmaktır. İlaçlar bir yandan kanda fazla yapılan ürik asit sentezini yavaşlatırlar bir yandan da idrar yoluyla kanda fazla miktarda olan ürik asidi atma şeklinde görev yaparlar.
Diyette özellikle kırmızı etin ve deniz mahsüllerinin (midye, karides, pavurya, istakoz vb) kısıtlanması öngörülür. Baklagiller, kahve, fermente edilmiş içkilerden uzak durmak gerekir. ( bira, şarap )

Evet yazacak daha çok şey var. Bunlardan hangisi sizin sorununuz? Sizin bu hastalığınızda payınız ne ?
Biraz düşünün bakalım.

www.ayaksorunu.com

www.turgutgoksoy.com

Toplam 8 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>
bu agrılar çok kötü 12-06-2009
topuk dikeni tedavisi hakkında bilgi almak istiyorum yardımcı olurmusunuz?
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi(1)
%0%0%100
 
ah bu ayak ağrısı 26-09-2008
ayak damarlarında tıkanma benim annemin uzun zamandır yaşadağı bir hastalık.Artık kolaylıkla yürüyemiyo.Bu sitede buna rastlayınca çok şaşırdım.Yapılan tedavide eksiklik olduğunu gördüm.yazı için teşekkürler.
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
Anlamlı bır makale tesekkurler 29-08-2008
Genel bır bakıs acısıyla:Bır organın nesnenın fıkrın...degerını hıcbır zaman anlayamıyoruz ta kı ihtıyacını hıssedene kadar.Bu ıhtyacını hıssetme durumuda ancak onu kaybettıgımızde yada kaybetmeye ramak kaldıgında olusuyor.Varken degerını bılmek gerekıyor kaybettıgımızde arkasından aglamak faydasız
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
tulay 19-09-2007
bılgılerınızı bızımle paylastıgınız ıcın tesekkur ederım
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
Teşekkürler 28-03-2007
Önemli bir konuda yazılmıs güzel bir makale. Yazanın ve yayınlayanın ellerine sağlık..
[ Yorumu yapanı görmek için üye girişi yapınız ]
Yorumu değerlendirin
Kötü Normal İyi
 
Toplam 8 yorum yapıldı, ortalama beğeni << Bir önceki sayfa  |  Bir sonraki sayfa >>

Yorum yaz

Sadece üyelerimiz yorum yazabilir ve yorumları değerlendirebilirler
Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir